Kayıtlar

Sekine Duası Nasıl Okunur? 19 Defa Sekine Duası Okuma Usulü ve Anlamı

Resim
  Adım Adım Sekine Duası Okuma Usulü Aşağıdaki adımları sırasıyla takip ederek Sekine duasını en doğru ve hatasız şekilde tamamlayabilirsiniz: Niyet ve İbadet: Okumaya başlamadan önce güzelce bir abdest alın. Geleceğe veya hacetinize niyet ederek kalbinizi dünya işlerinden arındırın. İstiaze (Eûzü): Sadece ilk başlangıçta 1 defa "Eûzü billâhi mine'ş-şeytânir-racîm" deyin. Başlangıç Tekbirleri: Yine sadece ilk başlangıçta 10 defa "Allâhü ekber" diyerek tekbir getirin. (Bu tekbirler sonraki turlarda tekrarlanmaz). İlk Tur Başlangıcı: 1 defa "Bismillâhirrahmânirrrahîm" çekin. 1-20 Arası Okuma Döngüsü: Aşağıdaki tablomuzda yer alan 1 numaralı satırdaki esmaları (Ferdün, Hayyün, Kayyûmün, Hakemün, Adlün, Kuddûs) ve ardından gelen 19 ayet metnini (yani 1'den 20'ye kadar olan tüm satırları) aralarda durmadan, peş peşe okuyarak ilk turu tamamlayın. Başa Dönüş (Döngü) : İlk tur tamamen bittiğinde (20. durağa gelindiğinde), listenin en başına dö...

Kendimle Hasbihal

Resim
  Sen bu dünyanın yükünü istesen de taşıyamazsın. Çünkü acizsin, gücün ve yapabileceklerin sınırlı. Seni yer geliyor annen bile düşünmüyor. Ama Rabbim Azze ve Celle hep seninle. Sen kimse kafa tutmuyorsun. Bu güvensizliğin niye? Bu öfken neden? İnsanoğlu olduğunu unutup ne çabuk da sahipleniyorsun! Sen niyet okuyucusu musun? Gerçek ne ise ona göre hareket edersin. Efendim ne dedi: Kalbini açıp baktın mı? Nereden bileceksin? Bilinen gerekenleri bilmeyip, Bilinmeyen gerçeklerin peşine ne diye düşersin? Ne çabuk kul olduğunu unutursun Ne çabuk vazgeçersin Vazgeçiyorsan Rabbimin Cemalini görmek istemiyorsun demektir, dünyanın 1 saliselik zevkini tatmak için yapmadığın yok ama! Neden bu çelişkin? Kendine neden zıtsın. Sanane ondan, bundan, şundan. Sen hesabını verebileceğin şeylerin peşine düş. Mesela alıp verdiğin nefeslerin hesabını düşün, kaçı Rabb ile geçti. Ruz-u mahşerde huzura nasıl varmayı düşünüyorsun? Sen Kimsin?  Neyin peşindesin?  Amacın n...

GERÇEK NAMAZ NEDİR? NASIL OLMALIDIR?

Resim
 Namaz, öyle bir ibadettir ki "Bütün kötülüklerden alıkoyar" Bunu ben demiyorum, Alemlerin  Rabbi olan Allah (CC) diyor. Ankebut suresi 45. ayette. Nasıl olmalı da beni kötülüklerden korumalı, oldu bittiye getirilen ibadetlerin bizi bir yerlere taşımasını istemek çok akıllıca olmayacaktır. Konuyu dağıtmadan küllü bir ibadetten bahsedelim. Namazda hem tesbih, hem dua, zikir, fikir, şükür hepsi bir arada Rabbimize sunduğumuz çok kıymetli bir farzdır.  İhlasla yapılan işler bizi sonuca ulaştırır. Yani içinden gelerek, Rabbimiz bizi görüyor gibi, yalan yok, riya yok, elalem ne der ne demez derdi yok. Bizi yaratan, ihtiyaçlarımızı bilen ve görüp gözeten Rabbimiz için. O emrettiği için yapmak var.  Abdestten, namaza başlama anına, namazdan sonuna kadar samimi bir kalple yönelmek, hani derler ya SON namazın gibi kılmak. Düşünsene her namazını son namaz gibi kılmak seni Melek yapar Melek. Devamı gelecek... Bir girizgah gibi oldu, Measselam.

SADR' DAN SATIRA

Resim
Merhabalar, Kalp öyle bir organ ki  "Nazargah-ı İlahi" olarak adlandırılan, manevi bir pusula,  ileti ve dağıtım merkezidir. Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) kalp için çölde savrulan yaprağa benzer, Rabbim kalbimi dinin üzere sabit kıl, buyurmuştur. Bir an gelir hüzünlenir, bir an gelir içimiz içimize sığmaz, bir an da gelir kasvetler basar, ne yapsan geçmez, ne söylesen kar etmez. Ben öyle durumları DUA vakti, niyaz vakti, yalvarış vakti, tefekkür vakti, okuma ya da dinleme vakti olarak değerlendiriyorum. Neden mi? Bunun bir manevi işaret olduğunu düşünüyorum. Belki de gün içinde yaşananların ağırlığı, sorunların üst üste gelmesi, kendimize göre çıkmazlar bize öyle hissettiriliyor. Malum aciz bir varlığız, gücümüz sınırlı, irade bir yere kadar. Bu da bize gösteriyor ki ey insan, insan olduğunu, fani olduğunu unutma.   Kalbi din üzere sabit kılmak insanın ulaşabileceği en üst mertebe olabilir. Öyle bir yaşantı olmalı ki, haramı helali bilip sınırları ...

Kur'an-ı Kerim' in Tesirinde Kalan Müşrikler

Resim
Kur'an-ı Kerim'in mu'ciz bir kitap olduğunu ortaya koyan hikayelerden biri daha sizlerle. Bir gün Ebu Süfyan, Ebu Cehil ve Ahnes bin Şerik, Sevgili Peygamber Efendimiz'in  (SAV) namaz esnasında Kur' an okuyuşunu dinlemek üzere birbirlerinden habersiz olarak O' nun (SAV) evinin yakınlarına gizlenmişlerdi. Bunlar sabaha kadar burada Kainatın Efendisi' ni dinlemiş, hava aydınlanınca karşılaştıklarında birbirlerini ayıplamışlardı. Daha sonra " Böyle bir adet çıkarmayınız, sonra akılsızlarınız duyarsa başlarına bir iş getirmiş olursunuz." diyerek sözleşmişlerdi. Ancak ne var ki üçü de Kur'an'ın kendilerinde bıraktığı müthiş etkiye dayanamamış, ertesi gece birbirlerinden habersiz gizlice aynı yere gitmişlerdi. İkinci gece de Kur' an dinleyerek sabahlamışlar ve hava aydınlanınca karşılaştıklarında bir önceki gece söylediklerini tekrarlamışlardı. Fakat durum yine değişmemişti. Üçüncü gece de aynı hal tekrar edince bu sefer de şöyle dediler: ...

Elalem Ne Der

Resim
  Merhabalar, "Elalem ne der" i konuşacağız. Elalem ne demez ki... Ne geldiyse başımıza ya cahillikten ya elalemden ya da nefsimizden geldi. Daha kendimizi tanımadan, tanımaya bile fırsat kalmadan, elalemciler sardı etrafı. Hem de doğar doğmaz; yok efendim üç vakit  geçmeden emzirilmez, sarı renk sarmazsan sararır, her bir ağızdan bilgiçlik nidaları. Sünnet-i Seniyye hayatımızın neresinde? Bir afet mi olması lazım uygulamak için, bir kayıp mı yaşamalıyız. Biz can verirken de olacak mı o elalem ciler. Kime göre, neye göre yaşanmalı bu hayatı! Hani Nasrettin Hoca hikayesini duymuşsunuzdur. Evladı ve eşeği ile bir yolculuk yaparlar. Oğlunu eşeğe bindirir kendi de yanında yürür. Yoldan geçen biri "Şuna bak kocaman adam yürüyor da gencecik oğlu eşeğe binmiş. Zamane gençleri işte" der. Hoca bunun üzerine oğlunu indirmiş, eşeğe kendi binmiş. Oğlu yürümeye başlamış. Az ileride başka biri "Şuna bak kocaman adam eşeğe binmiş de küçücük çocuğu yürütüyor, zavallı çocuk...

Padişahın Favori Veziri

Resim
Padişahın Favorisi Neden O Vezirdi? Her dönemin kendine göre zorluğu vardır. Hayat   hataları   işleyip telafi edecek kadar uzun değil, sayılı nefeslerimiz var. Hayatımızı ne kadar kolaylaştırırsak o kadar kıymetli,   bu bağlamda sizlerle güzel bir hikaye paylaşmak istiyorum. Bir görev   ne k adar özveriyle, akıllıca yapıldığında olacakları beraber okuyalım. Haydi başlayalım! Eski dönemlerin birinde bir padişahın dört tane veziri varmış, içlerinden birini çok seviyormuş. Diğer vezirler bundan oldukça rahatsızmış, aralarında sürekli o veziri çekiştiriyorlar, ayağını kaydırmak için planlar yapıyorlarmış. Bu durumdan haberdar olan padişah; onlara gerçekleri göstermek adına dört vezirini de yanına alarak ava gitmiş. Bir tepede otururlarken karşı  tepeye bir kervan göçmüş. Birinci vezirini huzuruna çağırmış “Git öğren bakalım, bu kervan nereden geliyor?” demiş. Vezir atını alıp hızlıca gitmiş. Bir  süre  sonra ikinci vezirine emretmiş: “Git öğren baka...

"Şimdi Seni Benim Elimden Kim Kurtaracak!"

Resim
  Zâtür-Rikâ’ Gazvesi Peygamber Efendimizin bizzat katıldığı seferlere Gazve adı verilir. Zâtür-Rikâ’ Arapça bir tamlama olup “yamalı” anlamına gelmektedir. Müslümanlar çölde yürümekten yarılan ayaklarına bez parçaları sardıkları için gazveye bu ad verilmiştir.   Rivayete göre Hazreti Peygamber, Gatafan kabilesinden Enmâr, Muhârib, ve Salebeoğullarının Medineye saldırmak için Nahlede karargah kurduklarını haber aldı ve onlara baskın yapmak için harekete geçti. Ancak müşrikler müslümanlarla karşı karşıya gelmekten çekinip dağlara kaçınca taraflar arasında herhangi bir çatışma olmadı. Hz. Peygamber, saldırıdan çekinen müslümanlara korku namazı kıldırmıştır. Korku namazı ilk defa bu sefer esnasında kılınmıştır. Zâtürrikā‘ Gazvesi dönüşü Hz. Peygamber kılıcını bir ağaca asıp dinlendiği sırada Gavres bin Hâris adlı bir müşrik ağaçtan kılıcı alıp Hz. Peygamber’i öldürmeye teşebbüs etmiş, Resûli Ekreme, “Şimdi seni benim elimden kim kurtaracak!” demiş, Resûli Ekrem, “ Allah ...

Görmeden İnanmam Diyenler Okusun!

Resim
Nefsimle Münazara     Tarih sayfalarından kimler gelmiş, kimler geçmiş... Sen de okumuşsundur belki, Aristoteles, Pisagor, Eflatun, İbn-i Sina, Hazerfan Çelebi, Fatih Sultan Mehmet, Hipokrat ve daha niceleri. Biz onları görmedik ama geçmişimizi oluşturan eserlerden tanıyoruz. Mütevatir derecesinde yaşadıkları gerçek. Babam da diyor ki: "Deden çok iyi biriydi." O, görmüş ama ben görmedim. Sence inkar etmeli miyim?      Daha organlarımıza hükmedemeyen, nefesini ayarlayamayan, bir kaşık suda bile boğulma potansiyeline sahip olan Sen! Bu neyin başkaldırısı? Ayeti-Kerime' de Hak Teala:  "Biz insanı çok hakir bir sudan yarattık buyuruyor, sonra da ahkam kesmemize dem vurarak acizliğimizi hatırlatıyor. Gerçekten ya, biz kimiz ki boyumuzdan büyük şeylere cüret ediyoruz. Helak olan kavimleri duymuşsundur, her şeye merak saran Sen, bir zahmet bunları da bir araştırıver. Yasin-i Şerif! te (78-79. ayetlerde) "Çürümüş kemikleri kim diriltecek?" sorusuna yine ayetle ...

Size Bir Şey Diyeceğim!

Resim
Merhabalar,  Bu bloğu açmamın sebebi; içimden geldiği gibi hissiyatlarımı, tecrübelerimi gönül rahatlığı ile paylaşmak. Konuşacak o kadar çok şey var ki, hangisinden başlasam bilemiyorum. İnsanız, nisyana mahkumuz. İnsan olabilsek keşke dediğimiz zamanlar da olmuyor değil. Öncelikle yaratılan olduğumuz unutup bazen de kendimizi, o kadar çok dünyaya dalıyoruz ki sormayın gitsin. Okumak şu zamanda hak getire. Dedim ya içimden geldiği gibi yazmak istiyorum diye aynen öyle. Duyarsızlığımızı mı dersiniz, insanlığımızı unuttuğumuzu mu dersiniz size kalmış artık.  Savaşlar, afetler ortada.  Kalpler o kadar yaralı ki, o kadar hastalıklı. Efendimiz buyuruyor ki: " İnsan da bir et parçası vardır, o iyi oldu mu bütün vücud iyidir, işte o kalp parçası: Kalp' tir. Ana kumanda merkezlerinden biri. Düşünsenize bazen o kadar mutlu oluyorsunuz ki içiniz içinize sığmıyor, bazen de içinizde fırtınalar kopuyor, elbette hepsinin bir hikmeti var: Okuyabilene! Bir diğer Hadis-i Şerif' te ise: ...

İslam' da Zamanın Önemi

Resim
    İSLAM’DA ZAMANIN ÖNEMİ  ⏳ Merhaba! 👋 Bugün çoğu insanın fark etmeden harcadığı ama aslında en değerli sermayemiz olan "zaman" üzerine konuşacağız. Bir düşünün: Zamanınızı nasıl geçiriyorsunuz? Gerçekten faydalı mı, yoksa boşa harcadığınız anlar çoğunlukta mı? 📖 Kur'an-ı Kerim'de "Asr Sûresi"nde Rabbimiz zaman üzerine yemin ediyor: "Asra yemin olsun ki insan ziyan içindedir. Ancak iman edenler, salih amel işleyenler, birbirine hakkı ve sabrı tavsiye edenler mütesnadir." (Asr, 1-3) Gerçekten zaman o kadar kıymetli ki bunun için bir felaket yaşanmasına gerek var mı? Mesela, en yakınınız, en sevdiğiniz saniyelerle yarışıyor, belki birkaç saniye nefes alamasa sonu olacak, ne kadar . hazin değil mi? Bunu öyle anlarda anlamadan önce geniş zamanda anlamanın daha manidar olduğunu düşünüyorum. Ben hep kendimi İnşirah suresindeki " Bir iş bitince diğerine sarıl (7. Ayet)" emrinde olduğu gibi proglamlamaya gayret ediyorum. Bence hay...